Meta
Bozcaada.Turkey. ainaler
- Hadi kalkın dedi sabahın köründe bir ses..
Sivrisineklerle boğuşarak geçirdiğim uykusuz bir gece, bir tanede olsa yetiyordu gecemi zehir etmeğe. tam da yeni dalmıştım, hain sivri alacağı kanı almış garanti odanın kuytu bir köşesinde sabah şekerlemesi yapıyordur, bundan sonra şekerleme sırası bendeydi.amma.. - hadi hadi bırak uyuyor numarası yapmağa..hadi kalk dedi hanım.. akşamda konser nedeniyle geç yatmıştık..Yeni Türkü vardı dün gece Akçayda. ilk 1987 yılında Balıkesirde dinlemiştim..bu akşam Deryayı ve yeni Yeni Türküyü inan yine ayni zevk ve keyifle dinledim. Olmasa mektubunu tüm Akçaylılarla Kaz dağlarının bu güzel sahilinde beraber söyledik. ![]() Bozcaada Akşam sahilde gezerken Bozcaada turları hakkında biraz bilgi almıştık, geyikliden 11.00 feribotuna binip arabamızla adaya gidecektik. Zeytinlideki nefis börekve pasta yapan fırından mis gibi kokan kahvaltılıklarımızı aldıktan sonra Küçükkuyudan sonra Kaz dağlarının oksijen dolu yeşilliğine attık kendimizi, bir o yana bir bu yana keskin ve sık virajlar sabah mahmurluğumu almağa yetti, hanım, kızkardeşim ve kuzenim zeynep ise uykularını atıp sabah muhabbetine başlamışlardı bile. Geyikli iskelesinde arabamızı feribota yerleştirdikten sonra, sahilde ki gazinodaki kahvaltımız pasta börek, taze simit, peynir ve sıcak bir çay idi Geyiklinin sakin ve up uzun uzanan sessiz kumsalları bomboştu, iskele yanındaki gazinonun plajlarında ki güneşlikler ise yavaş yavaş dolmağa başlamıştı.. ![]() Bozcaada kalesinden liman Her insana ilkler bir heyecan verir, feribotla adaya yaklaşırken bu duyguları içindeydim, feribot adaya yaklaştıkça ada gittikçe büyüyor ve belirginleşiyor, kale , evler, sahilde kayıklar ve insanlar bir bir belirginleşiyordu.. Aracımızı adanın sol tarafındaki caminin yan tarafına park ettikten sonra sahildeki yeşillikler arasında gazinoda bir kahve molası verdik, hanımın önce şu kahve işini halletmek gerekiyordu, kahve içmeden neşesi yerine gelmezdi, tabiiki ardından kahve falı, hele zeyneple bir araya gelince.. Bozcaada gazinolarında dikkatimi çeken şey hiç plastik sandalye görmeyişimiz oldu, her yerde klasik eski ve yeni tahta sandalyeler ve masalar vardı. Rahmetli Hasan amcamın Susurlukta sandalyeci dükkanı vardı,ilk ve ortaokul yıllarında Babam boş kalmayayım, sokaklarda gezmeyeyim ve elim sanata alışsın diye beni onun yanına gönderirdi. o zaman yani 1960 yıllarında susurluk tahta sandalye üretim yeriydi, her hafta yaptığımız sandalyeleri kamyonlara yükleyip çeşitli illere gönderirdik, özellikle yazlık sinemalar, düğün salonları ve çay bahçelerinde kullanılırdı. Çay bahçelerindeki bu görüntü çok hoşuma gitmişti, Bu Bozcaadalıların ve belediyesinin çevreciliği, çevreye olan saygısıydı. ![]() Sahilde balık restorantları Kahveler çaylar içilip şöyle bir kendimize geldikten sonra Bozcaadının dar ve taş sokakları arasına attık kendimizi, önce Ayvalık ve cunda adasınla kıyasladık küçük dar sokakları, iç içe küçük birbirinle kaynaşmış begonvillerle süslü taş evler, evlerin önünde sevecen bakışlı, hayat dolu yaşlı kadınlar, ufak küçük sevimli pansiyonlar ve sokalar arasında, evlerin önünde gezinen kediler.. Çarşı içindeki sergilerde bozcaadanın meşhur üzümleri kasalara doldurulmuş alıcı bekliyordu, kardinal türü vardı o an, plajda yemek için ondan aldık bir miktar. Önce kaleyi gezelim dedik ve ara sokalar arasında Bozcaada kalesine doğru yöneldik. Bozcaada kalesi![]() Bozcaada kalesi ![]() Kaleiçi müzesi. ![]() kaleden iskele görüntüsü ![]() sur içindeki meydan Şirin and midye.a.inaler
Hani özlemedim desem yalan olur, geçen sene bu sahillerde can yoldaşımızdı bizim, her sabah çay bardağımdaki kaşığın sesi, sabahın sessizliğini hafiften yokladığı zaman, ayva ağacının altına gelir, sevecen bakış ve hareketlerle balkondaki kahvaltı masamıza katılmak isterdi, henüz yavru olduğu için herşeyi de yiyemezdi, biraz tersledik mi küser mahsun mahsun bakar, duygularımızla oynardı. Evde bisküvi paketleri tek tek onun için açılıp boşalmağa başladı
Akşam yürüyüşlerimizde ise bizi hiç yalnız bırakmaz, sahile kadar bizimle gelir, bazen gerilerde kalır, bazen hızla koşarak önümüze geçer. sevimli hareketler ve kuyruk sallamalarıyla mutluluğunu bizimle paylaşmağa çalışırdı. Öyle alışmıştık ki birbirimize adeta bir parçamız olmuştu, günlerimiz onunla geçiyor yaşamımıza renk katıyordu, Bir özelliğiyde kedileri hiç sevmemesiydi, bahçeye kediler giremez olmuştu, hele bir kedi görsün peşine takılır, hayvancağız bir ağacın dalları arasında bulurdu kendini. bu durumdan hanım pek memnundu, çünkü kedileri hiç sevmezdi. http://www.vidivodo.com/205010/sweedy-and-cockleshell Dönme zamanı gelince bizi bir düşünce sardı, Şirin ne olacaktı diye, alıp götürme şansımız hiç yoktu, ve burada kalacaktı. kulaksız (sitenin bekçi köpeği) ve pamukla (karşı sitenin köpeği) geçinip giderlerdi, bu ara arka komşuların kızıda şirine pek alışmıştı onu okula giderken durağa kadar geçirir, sonra siteye geri dönerdi . onlar burada devamlı kaldığı için.. - biz bakarız dediler.. Gönlümüz rahat ayrıldık yazlıktan.. Bir zaman sonra bayram kutlaması için onları aradığımızda.. -şirin yok dediler, Belediye tüm boş köpekleri toplayıp götürmüş. haberimiz olmadı.. Sonra, yani bu yaz anladık ki arkadaki kedisini rahatsız ettiği komşu ve yönetici tarafından belediye ekiplerine teslim edilmış.. Ondan sonra şirinde hiç haber alamadık, anı olarak kum adası sahilinde kumlar arasında bulduğu bir midye kabuğuyla oynaşırken çektiğimiz videosu kaldı. bir de özlemi.... Pissa beach.Dikili.İzmir![]() Pissa koyu Sıcak günlerin birbirini kovaladığı günlerde, Dikilinin bademli köyünü rock festivali nedeniyle duydum, eh duyduk ya .. orasını görmeden artık bana rahat yoktu. Cumartesi öğleyi buldu evden ayrılmamız, bizim Berlinden gelen misafirlerle birlikteydik, onları arabası 6 kişiyi rahat aldığı ve birazda yüksek olduğu için onu tercih ettik, salihler altı ve kabakum sahil yolunu gezerek ulaştık Dikiliye, şehir öğle sıcağında cayır cayır yanıyordu, Belediye ise festival hazırlıklarına başlamıştı, haftaya demokrasi şenliği vardı, din bezirganlarıını satın alamadığı ve halkınında kendini bir torba kömüre satmadığı kentlerden biriydi Dikili, şehre girerken plajların bittiği yerdeki o boş alan, bakımsız çöplük gibi yer olmuştu, geçen senede ayniydi,bu görüntü pek hoşuma gitmedi belki sorunlu bir arsadır dedim içimden. Dikilinin bademli yolu tertemiz pırıl pırıldı, sağ tarafta ise denizin maviliği ve berraklığı akdenizi aratmıyordu. Karya koyunu geçtikten sonra, Bademli köyüne girdik, ara sokaklardan geçerek köy meydanına geldiğimizde kahvelerde dikkatimizi çeken şey, meşhur koruk suyu yazılarıydı. Bizim evdeki asmanın biri koruk asmasıymış, geçen sene yaptığımız koruğu pek beğenmedik, komşularda pek sevmedi, fakat bu sene tekrar denedik ve bu kez şekerli yaptık çok güzel oldu. Bademlinin çıkışındaki yol tabeleleri bademli sahilini, killik ve pissa koyunu işaret ediyordu, biz sol taraftaki pissa koyuna giden toprak yola döndük. Tribute to Madonna Dancing QueenHello, I just created my first big show ; Tribute to Madonna Dancing Queen and the first performance in Etterbeek on the 5th of december was a very big success! I can already announce a new date : 29th of March in Evergem (gent) More info under : http://www.sarahcademy.be/tribute_to_madonna_717.htm |



Bozcaada kalesi



